
Menu

Gorki nin Çocukluğum,Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim eserlerinden oluşan otobiyografik üçlemesinden ilki olan bu kitap rusya 19. yüzyılında köylü ve yoksul sınıf bir ailede büyüyen bir çocuğun gözünden rusya nın aslında ortadoğuda da tahmin ettiğimizden çok daha yaygın olan korkunç toplumsal yapısını güzel ve akıcı olarak anlatıyor. Kitapta dünyayı gördüğümüz pencere Aleksey Maksimoviç Peşkov’ a yani Rusça da ‘Acı ‘ anlamına gelen Gorki ye aittir. Nedense kitaptaki bakış açısı bana otistik bir spektrum da hissettirdi. Yoksul ve eğitimsiz bir ailede babası öldükten sonra dedesinin evinde yaşamak zorunda kalan Gorki yaşanan vahşi, acımasız ilişkileri,doğumları,ölümleri son derece konsantre bir algı ile aktarmıştır. Gorki bize hayatta ve insanda acı ve sevincin,sevgi ve nefretin, şefkat ve acımasızlığın, iyilik ve kötülüğün iç içe oluşunu güzel bir biçimde hatırlatır. Gorki kitapta annneanne sinden bahsederken objektifliğini yitiriyor olsa bile Yine de kitabın sonundaki şu paragraf sofistike bir umut taşır ve hoştur ;
“Hayat bizi her an şaşırtmaktadır ama hayvansal artıklardan oluşmuş, fokur fokur kaynayarak pis kokular saçan kalın çöplük katmanıyla değil, insanoğlunun bu çöplük katmanının altından yukarıya doğru çıkmak için zorlayan, iyiye yönelik, parlak, sağlıklı ve yaratıcı güçleriyle şaşırtmaktadır. Daha iyi, daha insanca bir hayatın yeniden doğacağı konusunda bizde sarsılmaz bir umut uyandıran da işte bu güçlerdir.”
WhatsApp Bilgi